Akrabaya Satış Gibi Görünen Bağışta Önalım Hakkı Kullanılabilir mi?
Av. Ali Kaan · İstanbul tarafından incelendiGüncelleme: · Yayın:
Kısa cevap
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre önalım hakkı yalnızca gerçek satışlarda doğar. Paydaş payını tapuda satış göstererek bir akrabasına devretmişse ve devrin aslında bağış olduğu tanık dahil her türlü delille ispat edilirse önalım davası reddedilir. Bu istisna için alıcının mirasçı olması gerekmez; akraba olması yeterlidir.
Durumunuz farklı mı? Avukata sorun →
Olay ne?
Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazın paydaşlarından biri, payını tapuda "satış" göstererek torununun eşine devretti. Diğer paydaş bunu üçüncü kişiye satış sayıp önalım (şufa) davası açtı. Davalı ise işlemin gerçekte yeni doğan bebeğe verilmiş bir doğum hediyesi, yani bağış olduğunu, para el değiştirmediğini savundu.
Sulh hukuk mahkemesi davayı kabul etti. Gerekçesi şuydu: Davalı tapudaki sözleşmenin tarafıdır, kimse kendi muvazaasına dayanamaz; ayrıca davalı ve eşi payı devredenin mirasçısı değildir, dolayısıyla akrabaya satış istisnası uygulanamaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi bu kararı bozdu. Tanıklar davalının payı devreden yaşlı akrabaya baktığını, aynı apartmanda oturduklarını ve payın bebeğe hediye olarak verildiğini anlatmıştı. Daireye göre akrabalar arasındaki bu satış gerçekte bağıştı ve bağışta önalım hakkı doğmazdı. Yerel mahkeme kararında direnince uyuşmazlık Hukuk Genel Kurulu'na geldi.
Hukuki sorun ne?
İki soru tartışıldı. Birincisi: Tapuda satış olarak görünen ama gerçekte bağış olan bir pay devrinde, payı alan kişi "aslında bu bağıştı" diyebilir mi? Kural olarak bir sözleşmenin tarafı kendi muvazaasına dayanamaz. 1957 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ise akrabaya devirlerde bu kurala bir istisna getirmişti.
İkincisi ve asıl tartışmalı olanı: Bu istisna yalnızca satıcının mirasçısı olan alıcılar için mi geçerlidir, yoksa "akraba" olmak yeterli midir? Yerel mahkeme mirasçılık aradı; davalı torunun eşi olduğu için mirasçı değildi.
Yargıtay ne dedi?
Hukuk Genel Kurulu direnme kararını bozdu. Kurula göre önalım hakkının konusu yalnızca "satış"tır. Gerçek bir satış olmayan, payın paradan başka bir karşılıkla ya da karşılıksız devredildiği işlemlerde önalım hakkı doğmaz. Bağışta önalım hakkını kullanan kişinin alıcıya ödeyeceği bir bedel bulunmadığından, hiçbir bedel ödemeden payın kendisine devrini istemesi mümkün değildir.
Kurul, 1957 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararının hem bağlayıcı sonuç bölümünde hem de gerekçesinde "mirasçı" yerine daha geniş olan "akraba" kavramının bilinçli olarak kullanıldığını vurguladı. Bu nedenle istisnanın uygulanması için alıcının satış tarihinde mirasçı olması gerekmez; tarafların akraba olması yeterlidir. Mirasçılık, işlemin amacını belirlemede yalnızca bir emaredir.
Akrabalar arasında satış görünümlü bir devir varsa mahkeme, her somut olayda devrin gerçekten bağış veya miras hukukuna ilişkin bir amaçla yapılıp yapılmadığını araştırmalıdır. Bu savunma tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir. İspat edilirse önalım hakkı kullanılamaz. Somut olayda torunun eşine, yeni doğan bebek için hediye amacıyla yapılan devir bağış sayıldı ve davanın reddedilmesi gerektiğine karar verildi. Karar oy çokluğuyla verildi. Azınlıkta kalan üyeler, tarafların tapudaki sözleşmeyle bağlı olduğunu ve somut olayda akrabalık istisnasının uygulanamayacağını savunmuş, ancak bu görüş çoğunlukça benimsenmemiştir.
Bu karar sizin için ne anlama geliyor?
Hisseli tapuda payını bir akrabasına devretmek isteyen paydaş için sonuç şudur: Devir gerçekten bağışsa, tapuda satış görünse bile diğer paydaşların önalım davası açma riski büyük ölçüde ortadan kalkar. Ancak bunu mahkemede ispat etmek gerekir; para el değiştirdiğine dair banka kaydı varsa "bağıştı" savunması zorlaşır. En güvenli yol, işlemi tapuda baştan bağış olarak yapmaktır. Böylece hem muvazaa tartışması olmaz hem de önalım hakkı hiç doğmaz.
Önalım davası açmayı düşünen paydaş içinse şu nokta önemlidir: Payı alan kişi satıcının torunu, gelini, damadı, yeğeni gibi bir akrabasıysa ve devrin hediye amaçlı olduğu tanıklarla ortaya konabiliyorsa dava reddedilebilir. Dava masrafı ve karşı vekâlet ücreti riski taşıdığından, dava öncesinde alıcı ile satıcı arasındaki ilişkiyi ve devrin niteliğini araştırmak yerinde olur. Önalım hakkının şartları için önalım hakkı rehberimize bakabilirsiniz.
Karar 2015 tarihlidir ve önalım hakkının kapsamına ilişkin ilkesi bugün de geçerlidir; 25 Aralık 2025'te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun bu konuya dokunmamıştır. Ancak aynı kanun önalım hakkının diğer yönlerini değiştirdi: Bu tarihten sonraki satışlarda hak düşürücü üst süre iki yıldan bir yıla indi, Devlet İhale Kanunu kapsamındaki satışlarda önalım hakkı kalktı ve önalım bedeli tapudaki bedel yerine hâkimin belirleyeceği rayiç bedel oldu. Ayrıntı için 2025 değişikliği rehberine bakabilirsiniz.
Önalım davası riskini tümüyle dışarıda bırakan başka bir yol da vardır: ortaklığın giderilmesi davası. Bu davanın sonunda yapılan satış cebrî artırma niteliğinde olduğundan alıcıya karşı önalım hakkı kullanılamaz; satış nasıl yapılır rehberinde süreç anlatılmıştır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuzda devrin niteliği, ispat araçları ve süreler sonucu doğrudan etkilediğinden bir avukata danışmanız önerilir.
Hangi kanun maddeleri?
Kararın dayanağı TMK 732 ile 27.03.1957 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararıdır. Kurul ayrıca 1951 tarihli iki içtihadı birleştirme kararına ve kendi önceki kararlarına atıf yapmıştır.
- TMK 732: Paydaşın payını üçüncü kişiye tamamen veya kısmen satması hâlinde diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilir. Hak yalnızca satış için öngörülmüştür.
- 27.03.1957 tarihli ve 1956/12 E. 1957/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı: Paydaşın payını eşine, çocuğuna veya akrabasına şeklen satışla devretmesi hâlinde, gerçekte bağış veya miras hukukuna ilişkin bir amaç varsa önalım hakkı işlemez.
- 26.12.1951 ve 20.06.1951 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararları: Önalım hakkının yenilik doğuran, ayni nitelikte bir hak olduğunu ve konusunun pay satışı olduğunu açıklar.
- TMK 733 ve 734: Önalım hakkının kullanılamayacağı hâller, süreler ve davanın alıcıya karşı açılması. Bu maddeler 7571 sayılı Kanunla 25.12.2025'te değişmiştir.
Karar künyesi
Karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/2268 Esas, 2015/1437 Karar sayılı ve 27.05.2015 tarihli kararıdır. Karar oy çokluğuyla verilmiş, yerel mahkemenin direnme kararı bozulmuştur.
Kararın özü: Önalım hakkı yalnızca gerçek satışlarda doğar. Akrabaya satış görünümüyle yapılan devrin aslında bağış olduğu her türlü delille ispat edilirse önalım hakkı kullanılamaz; bunun için alıcının mirasçı olması gerekmez, akraba olması yeterlidir.
Anılan kararın uygulanabilmesi için öncelikle satışın, satış tarihi itibariyle doğrudan mirasçılar arasında yapılması gerekmeyip, temlikin taraflarının akraba olması yeterlidir. Temlikin akrabalar arasında satış şeklinde yapılmış olması halinde ise bu kez İçtihadı Birleştirme Kararının aradığı "hibe veya miras hukukuyla ilgili amacı"nın bulunup bulunmadığı hususunun yöntemince ispatı aranmalıdır.
Hissenizin değerini hesaplayın
Taşınmazın toplam değerini ve tapunuzdaki pay / payda sayılarını girin.
Tapuda "3/48" yazıyorsa sol kutuya 3, sağ kutuya 48 yazın. Aynı taşınmazda birden fazla hisseniz varsa her birini ayrı satıra ekleyin.
Sık sorulan sorular
Tapuda satış görünen işlem gerçekte bağışsa önalım davası açılabilir mi?
+
Açılabilir, ancak davalı devrin akrabalar arasında bağış amacıyla yapıldığını tanık dahil her türlü delille ispat ederse dava reddedilir. Önalım hakkı yalnızca gerçek satışlarda doğar; bağışta önalım hakkını kullananın ödeyeceği bir bedel bulunmadığından hak işlemez.
Akrabaya satış istisnası için alıcının mirasçı olması şart mı?
+
Hayır. Hukuk Genel Kurulu, 1957 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararının bilinçli olarak 'akraba' kavramını kullandığını belirtti. Torunun eşi, gelin, damat gibi mirasçı olmayan akrabalara yapılan devirlerde de bağış amacı ispat edilirse önalım hakkı kullanılamaz. Mirasçılık yalnızca işlemin amacını belirlemede bir emaredir.
Payı alan kişi kendi muvazaasına dayanabilir mi?
+
Kural olarak hayır; sözleşmenin tarafı kendi muvazaasına dayanamaz. Ancak 1957 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı, akrabalar arasında satış görünümlü bağış veya miras amaçlı devirler için bu kurala istisna getirmiştir. Bu hâllerde alıcı, devrin gerçekte bağış olduğunu savunabilir ve ispat edebilir.
Payımı akrabama devrederken önalım riskinden nasıl korunurum?
+
En güvenli yol, devri tapuda baştan bağış olarak yapmaktır; bağışta önalım hakkı hiç doğmaz. Satış olarak yapılmış bir devirde sonradan bağış olduğunu ispat etmek gerekir ve para el değiştirdiğine dair kayıt varsa bu savunma zorlaşır. Somut durum için avukata danışmanız önerilir.
Bu karar 2025 önalım değişikliğinden sonra da geçerli mi?
+
Evet. 25 Aralık 2025'te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun önalım hakkının yalnızca satışta doğacağı ilkesine dokunmadı. Değişiklik; süreyi bir yıla indirdi, Devlet İhale Kanunu kapsamındaki satışları önalım dışına çıkardı ve bedeli rayiç bedel yaptı. Bu kararın ilkesi bugün de uygulanır.
Ortaklığın giderilmesi satışında önalım hakkı kullanılabilir mi?
+
Hayır. Ortaklığın giderilmesi davası sonunda yapılan satış cebrî artırma niteliğindedir ve TMK 733 gereği bu satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. Payını devretmek isteyen ancak önalım davasıyla uğraşmak istemeyen paydaşlar için ortaklığın giderilmesi daha öngörülebilir bir yol olabilir.
Sorular ve cevaplar
Konuyla ilgili sorunuzu yazın; uygun görülen sorular avukat cevabıyla birlikte yayınlanır. Cevaplar genel bilgi niteliğindedir, kişisel hukuki tavsiye değildir.
Durumunuzu bir avukatla değerlendirin
Numaranızı bırakın veya WhatsApp'tan yazın, size dönüş yapılsın. Türkiye genelinde dosya takibi.
Görüşme talep edin