ortaklığıngiderilmesi.com
Ortaklığın Giderilmesi

Önalım (şufa) hakkı nedir? Hisseli tapuda nasıl kullanılır?

Av. Ali Kaan · İstanbul tarafından incelendiGüncelleme:

Kısa cevap

Önalım (şufa) hakkı, paylı mülkiyette bir paydaşın payını üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşlara o payı aynı koşullarla öncelikle satın alma yetkisi veren haktır. TMK m. 732-735 arasında düzenlenir. Hak, satışın noter aracılığıyla bildirilmesinden itibaren üç ay, her halde satıştan itibaren iki yıl içinde dava yoluyla kullanılır.

Durumunuz farklı mı? Avukata sorun →

Hisseli tapuda bir paydaş payını dışarıdan birine sattığında, diğer paydaşlar için önemli bir hak doğar: önalım, eski adıyla şufa hakkı. Bu hak, taşınmaza yabancı kişilerin girmesini önlemeyi ve paydaş sayısının artmasını engellemeyi amaçlar. Bu rehber, yasal ve sözleşmesel önalım hakkının koşullarını, sürelerini, dava yolunu, en sık karşılaşılan savunmayı ve ortaklığın giderilmesi satışıyla ilişkisini açıklar.

Önalım (şufa) hakkı nedir?

Önalım hakkı, paylı mülkiyete konu bir taşınmazda bir paydaşın payını paydaş olmayan üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer paydaşlara o payı aynı bedel ve koşullarla satın alma yetkisi veren yasal bir haktır. Türk Medeni Kanunu m. 732 ile düzenlenir. Hak, satışı engellemez; satış yapıldıktan sonra devreye girer ve payın alıcıdan önalım hakkı sahibine geçmesini sağlar.

Eski Medeni Kanun döneminde "şufa" olarak anılan bu hak, günümüz mevzuatında "önalım" terimiyle ifade edilir. İki terim aynı kurumu anlatır. Önalım hakkı yenilik doğuran bir haktır: Kullanıldığında, hak sahibi ile alıcı arasında satış sözleşmesindeki koşullarla yeni bir hukuki ilişki kurulur ve pay hak sahibine geçer.

Kanun bu hakkı iki kaynağa bağlar:

  • Yasal önalım hakkı (TMK m. 732-734): Paylı mülkiyetten doğrudan doğar, tapuya şerh gerekmez.
  • Sözleşmeden doğan önalım hakkı (TMK m. 735): Taraflar arasındaki sözleşmeyle kurulur, tapuya şerh verilerek üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.

Yasal önalım hakkı hangi hallerde doğar?

Yasal önalım hakkı, paylı mülkiyete konu taşınmazda bir paydaşın payını tamamen veya kısmen paydaş olmayan bir kişiye satması halinde doğar (TMK m. 732). Satış dışındaki devirler, örneğin bağışlama, trampa veya miras yoluyla geçiş, önalım hakkını doğurmaz. Paydaşlar arasındaki satışlarda da önalım hakkı işlemez.

Önalım hakkının doğması için gereken koşullar şunlardır:

  1. Taşınmaz paylı mülkiyete konu olmalıdır; elbirliği mülkiyetinde bu hak yoktur.
  2. Devir işlemi bir satış veya satış niteliğinde bir işlem olmalıdır.
  3. Alıcı paydaş olmayan üçüncü bir kişi olmalıdır.
  4. Satış tapuda tamamlanmış olmalıdır.
  5. Hak sahibi, satış anında paydaş olmalıdır.

Cebri icra yoluyla yapılan satışlarda ve ortaklığın giderilmesi davası sonucu yapılan ihalelerde yasal önalım hakkı kullanılamaz (TMK m. 733). Bu istisna aşağıda ayrı başlıkta açıklanmıştır.

Elbirliği mülkiyetinde önalım hakkı var mıdır?

Yoktur. Önalım hakkı yalnızca paylı mülkiyette düzenlenmiştir. Elbirliği mülkiyetinde, örneğin miras ortaklığında, ortakların belirli bir payı bulunmaz; malın tamamı üzerinde birlikte hak sahibidirler. Bir ortak kendi hissesini tek başına satamayacağından, önalım hakkının işleyeceği bir satış da söz konusu olmaz.

Miras kalan taşınmazda mirasçılardan biri payını satmak isterse, önce elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi gerekir. Dönüşümden sonra taşınmaz paylı mülkiyete tabi olur ve o andan itibaren yasal önalım hakkı doğar. Uygulamada mirasçılar arasındaki "miras payının devri" sözleşmeleri, tapudaki pay satışından farklı bir işlemdir ve önalım hakkına konu olmaz.

Satış nasıl bildirilir? Noter bildirimi zorunlu mudur?

TMK m. 733 uyarınca alıcı veya satıcı, satışı diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirmek zorundadır. Bildirim, üç aylık kısa sürenin başlamasını sağlar. Bildirim yapılmazsa üç aylık süre işlemeye başlamaz; ancak her halde satıştan itibaren bir yıllık süre işler. Bu süre 25 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla iki yıldan bir yıla indirildi; bu tarihten önce yapılan satışlarda iki yıllık süre uygulanmaya devam eder. Bildirim, satışın tüm koşullarını (bedel, ödeme biçimi, alıcı kimliği) içermelidir.

Noter bildiriminin önemi şu noktalarda ortaya çıkar:

  • Bildirim yapılmışsa paydaş üç ay içinde karar vermek zorundadır.
  • Bildirim yapılmamışsa paydaş, satışı başka yoldan öğrense bile bir yıllık (eski satışlarda iki yıllık) süreden yararlanır.
  • Eksik veya yanıltıcı bildirim, süreyi başlatmaz.
  • Bildirim alıcıyı korur; süre geçtikten sonra pay kesin olarak alıcıda kalır.

Alıcılar için noter bildirimi, belirsizlik süresini bir yıldan üç aya indiren önemli bir güvencedir. Bildirim yapmayan alıcı, bir yıl boyunca önalım davasıyla karşılaşma riskini taşır.

Önalım hakkı hangi sürede kullanılmalıdır?

TMK m. 733 uyarınca önalım hakkı, satışın noter aracılığıyla bildirilmesinden itibaren üç ay içinde ve her halde satışın üzerinden bir yıl geçmekle düşer (TMK 733/4; 7571 sayılı Kanunla 25 Aralık 2025'te iki yıldan bir yıla indirildi, bu tarihten önceki satışlarda iki yıl uygulanır). Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilir ve durmaz, kesilmez. Süre içinde dava açılmamışsa hak kesin olarak kaybedilir.

Durum Süre Başlangıç Nitelik
Noter bildirimi yapılmışsa 3 ay Bildirimin paydaşa ulaştığı tarih Hak düşürücü
Noter bildirimi yapılmamışsa 1 yıl (25.12.2025 öncesi satışlarda 2 yıl) Tapuda satış tarihi Hak düşürücü
Bildirim yapılmış ama eksikse 1 yıl (25.12.2025 öncesi satışlarda 2 yıl) Tapuda satış tarihi Hak düşürücü
Sözleşmeden doğan önalımda Sözleşmeye göre; şerh en çok 10 yıl etkili Şerh tarihi Şerhin etkisi sınırlı
Ortaklığın giderilmesi ihalesinde Süre işlemez Hak yoktur Uygulanmaz

Üç aylık süre, bildirimin usulüne uygun olarak paydaşa tebliğ edildiği günden itibaren işler. Bir yıllık süre ise bildirim olsun olmasın, tapudaki satış tarihinden itibaren hesaplanır. Dolayısıyla satıştan on bir ay sonra yapılan bildirim, üç aylık süreyi başlatsa da bir yıllık süre önce dolar.

Önalım hakkı nasıl kullanılır? Dava yolu nedir?

Önalım hakkı, alıcıya karşı taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde dava açılarak kullanılır (TMK m. 734). Hak, tek taraflı beyanla değil, yalnızca dava yoluyla kullanılabilir. Davada, satışa konu payın davacı adına tescili istenir. Mahkeme koşulların varlığını tespit ederse, davacının satış bedelini depo etmesi üzerine tescile karar verir.

Dava süreci adım adım şöyle işler:

  1. Satış ve bildirim tarihinin tespiti; sürenin kaçırılmadığının kontrolü.
  2. Tapu kaydından alıcının ve satış bedelinin belirlenmesi.
  3. Alıcıya karşı asliye hukuk mahkemesinde dava açılması.
  4. Mahkemenin satışın gerçek bedelini ve giderlerini belirlemesi.
  5. Davacıya bedel ve giderleri depo etmesi için süre verilmesi.
  6. Bedel yatırılınca payın davacı adına tescili kararı.
  7. Kararın kesinleşmesiyle tapuda tescil.

Davalı, satışta tapuda gösterilen bedelin gerçek bedelden düşük olduğunu iddia ederse, gerçek bedelin ispatı gündeme gelir. Yargıtay yerleşik uygulamasına göre tapudaki bedelin gerçeği yansıtmadığını ileri süren taraf bunu ispat etmek zorundadır. Muvazaalı düşük bedel gösterilmesi halinde, alıcının bu iddiası her zaman kabul görmez.

Bedel depo edilmezse ne olur?

Önalım davasında mahkeme, koşulların varlığını tespit ettikten sonra davacıya satış bedeli ile tapu harcı ve masraflarını depo etmesi için kesin süre verir. Bedel bu sürede yatırılmazsa dava reddedilir. Depo, davacının hakkı gerçekten kullanmak istediğinin ve alıcının bedelsiz kalmayacağının güvencesidir.

Depo edilecek tutar şu kalemlerden oluşur:

  • Tapuda gösterilen satış bedeli veya mahkemece belirlenen gerçek bedel.
  • Alıcının satış sırasında ödediği tapu harcı ve masraflar.
  • Varsa mahkemece kabul edilen diğer zorunlu giderler.

Depo edilen bedel, karar kesinleştiğinde alıcıya ödenir. Davacı bedeli erken yatırmak zorunda değildir; mahkemenin süre vermesini bekleyebilir. Ancak bedel için hazırlık yapılmamışsa dava sonunda hak kaybedilir. Payın değerini önceden kestirmek için hisse değeri hesaplayıcısı başlangıç için kullanılabilir; asıl ölçüt tapudaki satış bedelidir.

Fiili taksim savunması nedir?

Fiili taksim, paydaşların taşınmazı tapuda bölmeden, kendi aralarında fiilen paylaşarak her birinin belirli bir bölümü kullanması halidir. Yargıtay yerleşik uygulamasına göre fiili taksim varsa ve satıcı paydaş kendi kullandığı bölümü satmışsa, diğer paydaşın önalım hakkını kullanması dürüstlük kuralına aykırı sayılır ve dava reddedilir.

Bu savunmanın kabulü için aranan koşullar:

  • Taşınmaz uzun süredir paydaşlar arasında fiilen bölünmüş olmalıdır.
  • Her paydaşın kullandığı bölüm belirli ve diğerlerince kabul edilmiş olmalıdır.
  • Davacı paydaş da bu fiili duruma uzun süre ses çıkarmamış olmalıdır.
  • Satılan pay, satıcının fiilen kullandığı bölüme karşılık gelmelidir.

Fiili taksim savunması alıcı tarafından ileri sürülür ve tanık, keşif, bilirkişi gibi delillerle ispat edilir. Örneğin kardeşler arasında miras kalan arsanın her birinin ayrı ayrı çevirip kullandığı bölümleri varsa ve biri kendi kullandığı bölümü satmışsa, önalım davası bu savunma nedeniyle reddedilebilir. Buna karşılık taşınmazda ortak kullanım sürüyorsa, örneğin tek bir bina veya tarla birlikte işletiliyorsa, fiili taksim savunması kabul edilmez.

Sözleşmeden doğan önalım hakkı nasıl kurulur?

TMK m. 735 uyarınca taraflar, sözleşmeyle bir taşınmaz üzerinde önalım hakkı kurabilir. Bu hak, paydaş olmayan kişiler lehine de kurulabilir ve tapu kütüğüne şerh verilmesiyle üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale gelir. Şerhin etkisi, şerhte belirtilen süreyle ve her halde on yılla sınırlıdır.

Sözleşmesel önalım hakkının özellikleri:

Özellik Yasal önalım Sözleşmesel önalım
Kaynağı TMK m. 732, paylı mülkiyet Taraflar arası sözleşme, TMK m. 735
Hak sahibi Yalnızca paydaşlar Sözleşmede belirlenen herkes
Şerh gerekli mi? Hayır Üçüncü kişilere karşı evet
Etki süresi Paylı mülkiyet sürdükçe Şerh süresince, en çok 10 yıl
Kullanım süresi 3 ay / 1 yıl (eski satışlarda 2 yıl) Yasal önalım süreleri kıyasen uygulanır
Bedel Satıştaki bedel Sözleşmede kararlaştırılan veya satıştaki bedel

Sözleşmesel önalım hakkının kurulması için sözleşmenin yazılı şekilde yapılması yeterlidir; ancak şerh için tapu müdürlüğüne başvuru gerekir. Kiracı lehine, komşu parsel sahibi lehine veya aile bireyleri lehine kurulan önalım hakları uygulamada bu türe örnektir.

Ortaklığın giderilmesi satışında önalım hakkı kullanılabilir mi?

Kullanılamaz. TMK m. 733 uyarınca cebri artırmayla yapılan satışlarda önalım hakkı işlemez. Ortaklığın giderilmesi davası sonunda satış memurluğu aracılığıyla yapılan açık artırma da bu kapsamdadır. İhalede taşınmazı alan üçüncü kişiye karşı diğer paydaşlar önalım davası açamaz. Bunun yerine paydaşlar ihaleye bizzat katılarak taşınmazı edinebilir.

Bu kuralın nedeni, cebri satışın gönüllü satış olmaması ve ihalede herkesin eşit koşullarla teklif verebilmesidir. Paydaşın taşınmazı elinde tutmak istiyorsa iki yolu vardır:

  • İhaleye katılıp en yüksek teklifi vermek; kendi payına düşen bedel mahsup edilir.
  • Tüm paydaşlar anlaşırsa satışın yalnızca paydaşlar arasında yapılmasını sağlamak.

Ortaklığın giderilmesi satış sürecinin ayrıntıları için ortaklığın giderilmesi satışı nasıl yapılır rehberine bakılabilir. Davanın açılış aşaması ise ortaklığın giderilmesi davası nasıl açılır rehberinde anlatılmıştır.

Önalım hakkından feragat edilebilir mi?

Evet, feragat edilebilir. TMK m. 733 uyarınca önalım hakkından feragatin resmi şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Belirli bir satışta önalım hakkını kullanmaktan vazgeçme ise adi yazılı şekilde yapılabilir ve yalnızca o satış için geçerlidir. Feragat, hakkı tamamen ortadan kaldırır; vazgeçme ise tek bir satışla sınırlıdır.

Uygulamada satıcı paydaş, satış öncesinde diğer paydaşlardan yazılı vazgeçme beyanı alarak alıcıya güvence verir. Bu beyan, sonraki bir başka satış için geçerli değildir; her satış için ayrı vazgeçme gerekir. Genel feragat ise tapuda şerh edilir ve payı devralan sonraki kişileri de bağlar.

Önalım davası ile ortaklığın giderilmesi davası birlikte açılabilir mi?

Ayrı davalardır ve genellikle ayrı görülür. Önalım davası asliye hukuk mahkemesinde, ortaklığın giderilmesi davası ise sulh hukuk mahkemesinde açılır. Ortaklığın giderilmesi davası devam ederken bir paydaş payını üçüncü kişiye satarsa, diğer paydaşlar süresi içinde önalım davası açabilir; bu durumda ortaklığın giderilmesi davasında önalım davasının sonucu bekletici mesele yapılabilir.

Pratikte önalım davasının sonucu, ortaklığın giderilmesi davasındaki taraf yapısını değiştirir. Önalım davası kabul edilirse alıcı paydaşlıktan çıkar ve önalım hakkını kullanan paydaşın payı büyür. Bu nedenle iki dava arasındaki etkileşim, sürenin uzamasına yol açabilir; bu konu ortaklığın giderilmesi davası ne kadar sürer rehberinde ele alınmıştır.

Önalım davası açılmadan önce arabuluculuk şartının bulunup bulunmadığı, dava türüne göre değişir; ortaklığın giderilmesi davasındaki arabuluculuk şartı için arabuluculuk dava şartı rehberine bakılabilir.

Önalım hakkında dikkat edilecek pratik noktalar nelerdir?

Hem satıcı hem alıcı hem de önalım hakkı sahibi paydaş için pratik öneriler şöyle özetlenebilir:

Satıcı paydaş için:

  • Satış öncesinde diğer paydaşlara teklif götürmek, sonradan dava riskini azaltır.
  • Satış sonrası noter bildirimini derhal yaptırmak, belirsizlik süresini üç aya indirir.

Alıcı için:

  • Hisseli taşınmaz alırken bir yıllık (eski satışlarda iki yıllık) önalım riskini hesaba katmak gerekir.
  • Tapuda gerçek bedeli göstermek, düşük bedelle önalım davasına maruz kalmayı önler.
  • Fiili taksim varsa satış öncesinde bunu belgeleyecek delilleri toplamak faydalıdır.

Önalım hakkı sahibi paydaş için:

  • Satışı öğrenir öğrenmez tapu kaydını incelemek ve süreyi hesaplamak gerekir.
  • Bedel depo edilebilecek mali hazırlık yapılmalıdır.
  • Fiili taksim varsa dava açmadan önce bu riskin değerlendirilmesi gerekir.
  • Muhdesat gibi ek unsurların satış bedeline etkisi için muhdesat nedir rehberine bakılabilir.

Hissenizin değerini hesaplayın

Taşınmazın toplam değerini ve tapunuzdaki pay / payda sayılarını girin.

Tapuda "3/48" yazıyorsa sol kutuya 3, sağ kutuya 48 yazın. Aynı taşınmazda birden fazla hisseniz varsa her birini ayrı satıra ekleyin.

Hissenizin durumunu avukatla değerlendirinÖn görüşme · Türkiye geneli

Sık sorulan sorular

Önalım hakkı ile şufa hakkı aynı şey midir?

+

Evet, aynı kurumdur. Eski Medeni Kanun döneminde şufa olarak anılan hak, yürürlükteki Türk Medeni Kanunu m. 732-735 arasında önalım hakkı adıyla düzenlenmiştir. Her iki terim de paylı mülkiyette bir payın üçüncü kişiye satılması halinde diğer paydaşlara tanınan öncelikli satın alma hakkını ifade eder.

Önalım hakkı kaç ay içinde kullanılmalıdır?

+

Satış noter aracılığıyla bildirilmişse bildirimden itibaren üç ay içinde, bildirim yapılmamışsa her halde tapudaki satış tarihinden itibaren bir yıl içinde dava açılmalıdır (TMK m. 733; 25 Aralık 2025'ten önceki satışlarda iki yıl). Bu süreler hak düşürücüdür; geçirildiğinde önalım hakkı kesin olarak kaybedilir ve mahkeme bunu kendiliğinden gözetir.

Paydaşlar arasındaki satışta önalım hakkı doğar mı?

+

Doğmaz. Yasal önalım hakkı yalnızca payın paydaş olmayan üçüncü bir kişiye satılması halinde işler. Bir paydaşın payını diğer paydaşa satması, taşınmaza yabancı kişi girmediğinden önalım hakkını doğurmaz. Bağışlama, trampa ve miras yoluyla geçişlerde de önalım hakkı kullanılamaz.

Miras kalan taşınmazda önalım hakkı var mıdır?

+

Miras ortaklığı elbirliği mülkiyetidir ve elbirliği mülkiyetinde önalım hakkı yoktur. Mirasçılardan biri payını satmak isterse önce elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi gerekir. Dönüşümden sonra taşınmaz paylı mülkiyete tabi olur ve o andan itibaren yasal önalım hakkı doğar.

Önalım davasında bedel ne zaman yatırılır?

+

Mahkeme, önalım koşullarının varlığını tespit ettikten sonra davacıya satış bedeli ile tapu harcı ve masraflarını depo etmesi için kesin süre verir. Bedel bu sürede yatırılmazsa dava reddedilir. Davacı bedeli dava başında yatırmak zorunda değildir; ancak süre verildiğinde hazır olmalıdır.

Fiili taksim önalım davasını düşürür mü?

+

Yargıtay yerleşik uygulamasına göre taşınmaz paydaşlar arasında uzun süredir fiilen bölünmüş ve her paydaş kendi bölümünü kullanıyorsa, satıcının kendi kullandığı bölümü satması halinde önalım hakkının kullanılması dürüstlük kuralına aykırı sayılır ve dava reddedilir. Savunma alıcı tarafından ileri sürülür ve tanık, keşif gibi delillerle ispat edilir.

Ortaklığın giderilmesi ihalesinde önalım hakkı kullanılabilir mi?

+

Kullanılamaz. TMK m. 733 uyarınca cebri artırmayla yapılan satışlarda önalım hakkı işlemez; ortaklığın giderilmesi davası sonucu yapılan açık artırma da bu kapsamdadır. Paydaşlar taşınmazı elinde tutmak istiyorsa ihaleye katılmalıdır. Tüm paydaşlar anlaşırsa satış yalnızca paydaşlar arasında yapılabilir.

Sözleşmeden doğan önalım hakkı tapuya şerh edilmeli mi?

+

Üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için evet. TMK m. 735 uyarınca sözleşmesel önalım hakkı tapu kütüğüne şerh verilince, şerhte belirtilen süre boyunca ve en çok on yıl için taşınmazı sonradan edinen herkese karşı etkili olur. Şerh yoksa hak yalnızca sözleşmenin tarafını bağlar.

Alıcı tapuda düşük bedel gösterirse ne olur?

+

Önalım hakkı sahibi kural olarak tapuda gösterilen bedeli depo ederek payı alabilir. Alıcı gerçek bedelin daha yüksek olduğunu iddia ederse bunu ispat etmek zorundadır. Yargıtay yerleşik uygulamasına göre kendi muvazaasına dayanan alıcının bu iddiası her zaman kabul görmez; düşük bedel göstermek alıcı için risklidir.

Sorular ve cevaplar

Konuyla ilgili sorunuzu yazın; uygun görülen sorular avukat cevabıyla birlikte yayınlanır. Cevaplar genel bilgi niteliğindedir, kişisel hukuki tavsiye değildir.

Sorunuzu yazın

Tapu, TC kimlik, ada/parsel gibi kişisel bilgileri yazmayın. Acil durumlar için avukata doğrudan ulaşın.

Durumunuzu bir avukatla değerlendirin

Numaranızı bırakın veya WhatsApp'tan yazın, size dönüş yapılsın. Türkiye genelinde dosya takibi.

Görüşme talep edin
AraWhatsAppGörüşme