Fiili taksim nedir? Fiili taksim varsa önalım hakkı ve ortaklığın giderilmesi nasıl etkilenir?
Av. Ali Kaan · İstanbul tarafından incelendiGüncelleme: · Yayın:
Kısa cevap
Fiili taksim, paylı mülkiyetteki taşınmazın tapuda bölünmeden paydaşlar arasında fiilen paylaşılması ve her paydaşın belirli bir bölümü kullanmasıdır. Yargıtay yerleşik uygulamasına göre fiili taksim varsa önalım hakkının kullanılması TMK 2'deki dürüstlük kuralına aykırı sayılır ve önalım davası reddedilir. Fiili taksim, ortaklığın giderilmesi davasına engel değildir; ancak aynen taksimde dikkate alınır.
Durumunuz farklı mı? Avukata sorun →
İçindekiler
- Fiili taksim nedir?
- Fiili taksim ile tapuda ifraz arasındaki fark nedir?
- Fiili taksim önalım (şufa) hakkını nasıl etkiler?
- Fiili taksim savunmasının kabul edilmesi için hangi koşullar aranır?
- Fiili taksim nasıl ispat edilir?
- Fiili taksim varken önalım davası açılırsa ne olur?
- Fiili taksim ortaklığın giderilmesi davasını engeller mi?
- Fiili taksim, aynen taksim kararını nasıl etkiler?
- Fiili taksim ile muhdesat arasında nasıl bir ilişki vardır?
- Fiili taksim sözleşmesi ile TMK 698'deki paylaşmayı sınırlayan sözleşme aynı şey midir?
- Harici taksim sözleşmesi geçerli midir?
- Fiili taksim var ve yok durumları nasıl karşılaştırılır?
- Fiili taksim tapuda hak sahipliği yaratır mı?
- Fiili taksim konusunda en sık yapılan yanlışlar nelerdir?
Fiili taksim nedir?
Fiili taksim, paylı mülkiyete konu bir taşınmazın tapuda resmi olarak bölünmeden, paydaşlar arasında fiilen paylaşılması ve her paydaşın taşınmazın belirli bir bölümünü kendi malı gibi kullanmasıdır. Tapu kaydında taşınmaz tek parsel olarak ve hisseli biçimde görünmeye devam eder; değişen şey yalnızca yerdeki kullanım düzenidir.
Uygulamada fiili taksim çoğunlukla miras yoluyla edinilen tarla, bağ, bahçe ve arsalarda görülür. Mirasçılar taşınmazı kendi aralarında sözlü olarak bölüşür, sınırları taş, çit, hendek ya da ağaç sırasıyla belirler ve yıllarca kendi bölümlerini ekip biçer. Bazen bu paylaşım kâğıda da dökülür; "harici taksim senedi", "paylaşım sözleşmesi" adıyla imzalanan adi yazılı belgeler bu türdendir.
Kavramın hukuki önemi şuradan gelir: Türk Medeni Kanunu'nda "fiili taksim" adıyla bir düzenleme yoktur. Bu kavram Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiştir ve özellikle önalım (şufa) davalarında belirleyici bir savunma haline gelmiştir. Fiili taksim, tapuda mülkiyeti değiştirmez; ancak paydaşlar arasındaki ilişkinin dürüstlük kuralı açısından değerlendirilmesinde sonuç doğurur.
Fiili taksim ile tapuda ifraz arasındaki fark nedir?
Fiili taksim, yalnızca kullanım düzeyinde bir paylaşımdır ve tapu kaydını değiştirmez. İfraz ise taşınmazın tapuda resmi olarak ayrı parsellere bölünmesidir; ifraz sonrasında her parsel bağımsız bir taşınmaz olur ve tek başına satılabilir, ipotek edilebilir. Fiili taksimde ise paylı mülkiyet hukuken devam eder.
Bu fark, üçüncü kişilere karşı sonuçlarda kendini gösterir. İfraz yapılmışsa artık paydaşlık yoktur; dolayısıyla ne önalım hakkı ne de ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelir. Fiili taksimde ise tapu hâlâ hisselidir. Bir paydaş hissesini üçüncü kişiye sattığında diğer paydaşların önalım hakkı kural olarak doğar; ortaklığın giderilmesi davası da her zaman açılabilir.
Fiili taksim önalım (şufa) hakkını nasıl etkiler?
Yargıtay yerleşik uygulamasına göre taşınmazda fiili taksim varsa, hissesi satılan bölümü kullanmayan diğer paydaşın önalım hakkını kullanması TMK 2'deki dürüstlük kuralına aykırı sayılır ve önalım davası reddedilir. Bu sonuç, kanunda açık bir hüküm olmamasına rağmen Yargıtay 6., 7. ve 14. Hukuk Dairelerinin uzun yıllara yayılan istikrarlı kararlarıyla yerleşmiştir.
Bu içtihadın gerekçesi şudur: Önalım hakkının amacı, paylı mülkiyete yabancı bir kişinin girmesini önlemek ve paydaşların taşınmaz üzerindeki birlikteliğini korumaktır. Paydaşlar taşınmazı fiilen bölüp yıllarca ayrı ayrı kullanmışsa, aralarında korunması gereken bir birliktelik zaten kalmamıştır. Böyle bir durumda önalım hakkını kullanan paydaş, aslında kendi kullanmadığı ve hiçbir zaman hak iddia etmediği bir bölümü ele geçirmeye çalışır. Bu davranış, hakkın amacı dışında kullanılması anlamına gelir.
Önalım hakkının genel işleyişi, süreleri ve dava şartları önalım (şufa) hakkı rehberinde ayrıntılı anlatılmıştır. Fiili taksim, bu genel kurallara getirilmiş içtihat kaynaklı bir istisnadır ve savunma olarak davalı tarafından ileri sürülür.
Fiili taksim savunmasının kabul edilmesi için hangi koşullar aranır?
Yargıtay uygulamasında fiili taksim savunmasının kabul edilmesi için taşınmazın paydaşlar arasında uzun süredir ve paydaşların rızasıyla fiilen bölüşülmüş olması, her paydaşın belirli bir bölümü kullanması, satılan hissenin satan paydaşın kullandığı bölüme karşılık gelmesi ve alıcının bu bölümü kullanmaya devam etmesi gerekir. Koşullardan biri eksikse savunma reddedilir.
Bu koşulları tek tek açmak gerekir:
- Uzun süreli kullanım: Paylaşım geçici ya da yeni olmamalı, yıllara yayılan istikrarlı bir düzeni yansıtmalıdır. Yargıtay belirli bir yıl sayısı şart koşmaz; ancak kısa süreli veya davadan hemen önce oluşturulmuş görünen paylaşımlar kabul görmez.
- Paydaşların kabulü: Fiili bölüşüm tüm paydaşların açık ya da örtülü rızasıyla oluşmuş olmalıdır. Bir paydaşın diğerlerinin itirazına rağmen bir bölümü zorla kullanması fiili taksim sayılmaz.
- Her paydaşın belirli bir bölümü kullanması: Taşınmazın hangi bölümünün kime ait sayıldığı belli olmalıdır. Herkesin her yeri karışık kullandığı, sınırların belirsiz olduğu durumlarda fiili taksimden söz edilemez.
- Satılan hissenin kullanılan bölüme karşılık gelmesi: Satan paydaş, kendisine düşen bölümü kullanan kişi olmalı ve sattığı hisse bu bölümü temsil etmelidir. Fiili bölüşümde yer almayan, taşınmazı hiç kullanmamış bir paydaşın hissesini satması halinde savunma zayıflar.
- Alıcının aynı bölümü kullanmaya devam etmesi: Alıcı, satan paydaşın kullandığı bölüme yerleşmeli; başka bir paydaşın kullandığı bölüme el atmamalıdır. Alıcı fiili düzeni bozmuşsa, önalım hakkının kullanılması dürüstlük kuralına aykırı olmaktan çıkar.
Fiili taksim nasıl ispat edilir?
Fiili taksim, hukuki işlem değil maddi bir olgu olduğu için her türlü delille ispat edilebilir. Uygulamada en sık başvurulan deliller tanık beyanı, mahallinde keşif, bilirkişi raporu, farklı tarihlere ait hava fotoğrafları, eski tarihli harici taksim belgeleri, vergi kayıtları ve tarımsal destek başvurularıdır. Mahkeme bu delilleri birlikte değerlendirir.
Keşif, fiili taksim iddiasının değerlendirilmesinde merkezi yere sahiptir. Hâkim ve bilirkişi taşınmaza gider; sınır işaretlerini, çitleri, ağaç dizilerini, yapıların konumunu ve her bölümde kimin tasarrufta bulunduğunu yerinde tespit eder. Fen bilirkişisi, kullanılan bölümleri krokiye işler ve satılan hissenin hangi bölüme karşılık geldiğini gösterir. Ziraat bilirkişisi ise ekili ürünlerden ve toprak işleme izlerinden kullanım süresini tahmin edebilir.
Hava fotoğrafları özellikle sürenin ispatında değerlidir. Harita Genel Müdürlüğü ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü arşivlerinden alınan eski tarihli görüntüler, parsel içindeki kullanım çizgilerinin yıllar önce de var olduğunu gösterebilir. Tanıklar ise genellikle komşu parsel malikleri, köy muhtarı ve bölgeyi bilen kişilerdir; bunların beyanları kullanımın kimin tarafından, ne zamandan beri sürdürüldüğünü ortaya koyar.
İspat yükü fiili taksim savunmasını ileri süren tarafa aittir. Bu genellikle önalım davasında davalı konumundaki alıcı ya da satan paydaştır. Deliller yeterince somut değilse mahkeme savunmayı kabul etmez ve önalım davası genel kurallara göre sonuçlanır.
Fiili taksim varken önalım davası açılırsa ne olur?
Fiili taksim koşulları kanıtlanırsa mahkeme, önalım hakkının kullanılmasını TMK 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması sayar ve davayı reddeder. Ret kararı, önalım hakkının varlığını değil somut olayda kullanılmasını engeller. Davacı paydaş yargılama giderlerine ve karşı tarafın vekalet ücretine mahkum edilir.
Bu değerlendirme mahkemece resen değil, davalı tarafından ileri sürülen bir savunma olarak yapılır. Ancak TMK 2'deki dürüstlük kuralı kamu düzenine ilişkin olduğundan, dosyaya yansıyan olgular fiili taksimi açıkça ortaya koyuyorsa hâkim bunu gözetebilir. Uygulamada güvenli yol, savunmanın cevap dilekçesinde açıkça ileri sürülmesi ve delillerin bu aşamada bildirilmesidir.
Fiili taksim ortaklığın giderilmesi davasını engeller mi?
Fiili taksim, ortaklığın giderilmesi davasının açılmasına engel değildir. TMK 698 uyarınca her paydaş, hukuki bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması nedeniyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, her zaman paylaşmayı isteyebilir. Yıllarca süren fiili kullanım düzeni bu hakkı ortadan kaldırmaz.
Bu noktada önalım davası ile ortaklığın giderilmesi davası arasındaki fark belirgindir. Önalım davasında fiili taksim, hakkın kullanılmasını dürüstlük kuralına aykırı hale getirir; çünkü davacı, kullanmadığı bir bölümü ele geçirmeye çalışır. Ortaklığın giderilmesi davasında ise davacı, hisseli mülkiyetin sona ermesini ister. Bu talep, paylı mülkiyetin doğasında var olan ve TMK 698'de açıkça tanınan bir haktır; fiili düzeni bozması onu kötüye kullanma haline getirmez.
Davalı paydaşlar "yıllardır kendi bölümümüzü kullanıyoruz, dava açılamaz" savunmasını ileri sürdüğünde mahkeme bu savunmayı kabul etmez. Fiili taksim, paylaşmayı isteme hakkını sınırlayan bir sözleşme değildir; TMK 698'in aradığı nitelikte hukuki bir işlem de sayılmaz. Davanın nasıl açılacağı, görevli ve yetkili mahkeme ile harç konuları ortaklığın giderilmesi davası nasıl açılır rehberinde anlatılmıştır.
Fiili taksim, aynen taksim kararını nasıl etkiler?
Fiili taksim, ortaklığın giderilmesi davasında aynen taksim yöntemi uygulanırken önem kazanır. TMK 699 uyarınca paylaşma öncelikle aynen bölüşme yoluyla yapılır ve mahkeme bölümleri oluştururken mevcut fiili kullanım durumunu dikkate alabilir. Paydaşlar, yıllardır kullandıkları bölümün aynen taksimde kendilerine verilmesini talep edebilir.
Aynen taksimde mahkeme, bilirkişiye taşınmazı paydaş sayısı ve hisse oranlarına göre bölmeyi gösteren seçenekler hazırlatır. Bu aşamada fiili kullanım düzeni, adil bir bölüşüm için önemli bir veridir. Bir paydaş kendi bölümüne ev yapmış, ağaç dikmiş ya da sulama sistemi kurmuşsa, bu bölümün ona verilmesi hem hakkaniyete uygundur hem de yeni uyuşmazlıkları önler. Yargıtay uygulamasında da fiili kullanım durumuna aykırı bölüşümlerin, haklı gerekçe gösterilmeden yapılması eleştirilmektedir.
Ancak fiili kullanım, hisse oranlarını değiştirmez. Bir paydaş tapudaki hissesinden daha büyük bir bölümü yıllarca kullanmışsa, aynen taksimde ona yine tapudaki hissesi oranında yer verilir; fazlalık diğer paydaşlara gider veya TMK 699'daki denkleştirme mekanizmasıyla para ödenerek giderilir. Aynen taksimin mümkün olmadığı durumlarda satış kararı verilir ve fiili taksimin bu aşamada bir etkisi kalmaz. Hangi yöntemin uygulanacağı aynen taksim mi satış mı rehberinde ayrıntılı ele alınmıştır.
Fiili taksim ile muhdesat arasında nasıl bir ilişki vardır?
Muhdesat, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç ve benzeri yapıların paydaşlardan yalnızca birine ait olmasıdır. Fiili taksimde her paydaş kendi bölümüne yapı yaptığı ya da ağaç diktiği için muhdesat ile fiili taksim çoğunlukla birlikte görülür. Ancak ikisi farklı kavramlardır: fiili taksim kullanım düzenini, muhdesat ise yapı üzerindeki hak sahipliğini anlatır.
Ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddiası, satış halinde bedelin paylaştırılmasında sonuç doğurur. Muhdesatı kabul edilen paydaşa, yapının değeri oranında satış bedelinden fazla pay verilir. Aynen taksimde ise muhdesatın bulunduğu bölümün, muhdesat sahibine verilmesi tercih edilir; bu da fiili taksim ile aynı yönde bir sonuç doğurur. Muhdesat iddiasında yapının kimin emeği ve parasıyla yapıldığı ayrıca kanıtlanmalıdır; yalnızca o bölümü kullanmak yeterli değildir. Bu konu muhdesat nedir rehberinde ayrıntılı anlatılmıştır.
Fiili taksim sözleşmesi ile TMK 698'deki paylaşmayı sınırlayan sözleşme aynı şey midir?
Fiili taksim sözleşmesi ile TMK 698'deki paylaşmayı isteme hakkını sınırlayan sözleşme farklı işlemlerdir. Fiili taksim sözleşmesi, paydaşların taşınmazı nasıl kullanacaklarını belirler ve paylaşmayı isteme hakkını ortadan kaldırmaz. TMK 698'deki sözleşme ise paydaşların en çok on yıl için paylaşmayı istemekten vazgeçmesini içerir ve ortaklığın giderilmesi davasını bu süre boyunca engeller.
TMK 698'e göre paydaşlar, paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü altına giren bir sözleşme yapabilir. Bu sözleşme en fazla on yıl için yapılabilir ve taşınmazlarda resmi şekle bağlıdır; ayrıca tapu kütüğüne şerh verilebilir. Şerh edilmemiş sözleşme yalnızca tarafları bağlar, sonradan hisse alan kişiye karşı ileri sürülemez. Bu tür bir sözleşme varsa, süre dolmadan açılan ortaklığın giderilmesi davası reddedilir.
Fiili taksim anlaşması ise bu niteliği taşımaz. Paydaşlar "tarlanın kuzeyini sen, güneyini ben kullanacağım" diye anlaşmış olsa bile, bu anlaşma paylaşmayı istemekten vazgeçme anlamına gelmez. Yargıtay, fiili taksim anlaşmalarını kullanım düzenlemesi olarak nitelendirir ve TMK 698 kapsamında bir sınırlama saymaz. Bu nedenle fiili taksim sözleşmesi olan bir taşınmazda ortaklığın giderilmesi davası her zaman açılabilir.
Harici taksim sözleşmesi geçerli midir?
Harici taksim sözleşmesi, taşınmazın mülkiyetini devretmek amacıyla yapılmışsa geçersizdir. TMK 706 uyarınca taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmeler resmi şekilde yapılmalıdır; bu şekil tapu müdürlüğünde düzenlenen resmi senettir. Noterde veya adi yazılı biçimde yapılan paylaşım sözleşmesi, tapuda tescil talep etme hakkı vermez.
Bu kural, uygulamada sıkça karşılaşılan bir yanılgıyı ortadan kaldırır. Mirasçılar aralarında imzaladıkları "taksim senedi" ile bir paydaşa tarlanın belirli bölümünü verdiklerini düşünür; oysa bu belge tapuda tescil için yeterli değildir ve o paydaş tapuya giderek bölümü kendi adına yazdıramaz. Taşınmaz tapuda hisseli kalmaya devam eder.
Geçersiz harici taksim sözleşmesinin hiçbir sonuç doğurmadığı da söylenemez. Yargıtay yerleşik uygulamasında bu belge, fiili taksimin varlığının ve süresinin ispatında güçlü bir delil olarak değerlendirilir. Tarih taşıyan, paydaşların imzasını içeren ve kullanım bölümlerini gösteren bir taksim senedi, önalım davasında fiili taksim savunmasını destekler.
Fiili taksim var ve yok durumları nasıl karşılaştırılır?
Fiili taksim bulunup bulunmaması; önalım davasında sonucu tümüyle değiştirirken, ortaklığın giderilmesi davasının açılabilirliğini etkilemez ve aynen taksimde yalnızca bölüşüm biçimine yansır. Aşağıdaki tablo bu üç başlıkta iki durumu karşılaştırır.
| Konu | Fiili taksim var | Fiili taksim yok |
|---|---|---|
| Önalım (şufa) davası | Koşullar kanıtlanırsa TMK 2 gereği dava reddedilir | Genel kurallara göre görülür; süre ve şartlar tamamsa kabul edilir |
| Önalım davasında ispat yükü | Davalı (alıcı veya satan paydaş) fiili taksimi kanıtlamalı | Davacı, paydaşlığı ve satışı kanıtlar; ek savunma yoktur |
| Ortaklığın giderilmesi davası açılması | Her zaman açılabilir; fiili taksim engel değildir | Her zaman açılabilir |
| Aynen taksim | Fiili kullanım bölüşümde dikkate alınır; paydaş kullandığı bölümü isteyebilir | Bilirkişi hisse oranlarına ve taşınmazın niteliğine göre bölüşüm önerir |
| Satış yoluyla paylaşma | Fiili taksimin etkisi yoktur; bedel hisse oranına göre dağıtılır | Bedel hisse oranına göre dağıtılır |
| Muhdesat | Genellikle birlikte bulunur; ayrıca ispat gerekir | Muhdesat iddiası varsa ayrıca değerlendirilir |
| Tapu kaydı | Hisseli kalır; değişmez | Hisseli kalır |
Tablodan çıkan sonuç açıktır: fiili taksim, önalım davasında belirleyici bir savunma iken ortaklığın giderilmesi davasında yalnızca aynen taksimin nasıl yapılacağını etkileyen bir olgudur.
Fiili taksim tapuda hak sahipliği yaratır mı?
Fiili taksim tapuda hak sahipliği yaratmaz. Taşınmazın belirli bir bölümünü yıllarca kullanan paydaş, o bölümün maliki haline gelmez; tapudaki hissesi neyse o kadar hak sahibidir. TMK 705 uyarınca taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur ve fiili kullanım, ne kadar uzun sürerse sürsün, tescilin yerini tutmaz.
Bu ilke, kazandırıcı zamanaşımı ile karıştırılmamalıdır. Tapuya kayıtlı ve paydaşları belli olan bir taşınmazda, paydaşın kendi kullandığı bölümü zamanaşımı yoluyla kazanması söz konusu değildir; çünkü paydaş, taşınmazı zaten malik sıfatıyla kullanmaktadır ve diğer paydaşlar aleyhine zilyetlik iddia edemez. Yargıtay uygulamasında paydaşlar arasında zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanımı kabul edilmemektedir.
Fiili taksim konusunda en sık yapılan yanlışlar nelerdir?
Fiili taksim konusunda en sık yapılan yanlışlar; fiili kullanımın tapuda mülkiyet doğurduğunu sanmak, fiili taksimin ortaklığın giderilmesi davasını engellediğini düşünmek, harici taksim senedinin tapuda tescil sağladığına inanmak ve önalım davasında fiili taksim savunmasının otomatik kabul edileceğini varsaymaktır. Her biri farklı bir hukuki sonuca yol açar.
Yaygın yanlışlar ve doğruları:
- "Yıllardır kullanıyorum, burası artık benim." Yanlış. Fiili kullanım mülkiyet vermez; tapudaki hisse oranı geçerlidir.
- "Fiili taksim varsa kimse ortaklığın giderilmesi davası açamaz." Yanlış. TMK 698 gereği her paydaş her zaman paylaşma isteyebilir; fiili taksim engel değildir.
- "Aramızda imzaladığımız taksim senediyle tapuya gidip bölümümü üzerime alabilirim." Yanlış. TMK 706 gereği resmi şekil aranır; adi yazılı senet tescil için yeterli değildir.
- "Fiili taksim var dedim, önalım davası kendiliğinden düşer." Yanlış. Savunma ileri sürülmeli ve tüm koşullar somut delillerle kanıtlanmalıdır.
- "Alıcı başka bir bölüme yerleşse de fiili taksim savunması geçerlidir." Yanlış. Alıcının satan paydaşın kullandığı bölümü kullanmaya devam etmesi aranır.
- "Fiili taksimde hisseden fazla kullandığım yer aynen taksimde bana kalır." Yanlış. Aynen taksimde tapudaki hisse oranı esastır; fazlalık denkleştirilir.
- "Fiili taksim sözleşmesi, TMK 698'deki paylaşmayı sınırlayan sözleşmeyle aynıdır." Yanlış. İlki kullanım düzenlemesidir; ikincisi resmi şekilde yapılan ve en çok on yıl geçerli olan bir vazgeçme sözleşmesidir.
Hissenizin değerini hesaplayın
Taşınmazın toplam değerini ve tapunuzdaki pay / payda sayılarını girin.
Tapuda "3/48" yazıyorsa sol kutuya 3, sağ kutuya 48 yazın. Aynı taşınmazda birden fazla hisseniz varsa her birini ayrı satıra ekleyin.
Sık sorulan sorular
Fiili taksim ne demek?
+
Fiili taksim, paylı mülkiyetteki bir taşınmazın tapuda bölünmeden paydaşlar arasında fiilen paylaşılması ve her paydaşın belirli bir bölümü kendi malı gibi kullanmasıdır. Tapu kaydı hisseli olarak kalır; değişen şey yalnızca yerdeki kullanım düzenidir. Kavram kanunda düzenlenmemiş, Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiştir.
Fiili taksim varsa önalım davası reddedilir mi?
+
Yargıtay yerleşik uygulamasına göre fiili taksim koşulları kanıtlanırsa önalım hakkının kullanılması TMK 2'deki dürüstlük kuralına aykırı sayılır ve dava reddedilir. Bunun için taşınmazın uzun süredir paydaşların rızasıyla bölüşülmüş olması, satılan hissenin satan paydaşın kullandığı bölüme karşılık gelmesi ve alıcının bu bölümü kullanmaya devam etmesi gerekir.
Fiili taksim nasıl ispat edilir?
+
Fiili taksim maddi bir olgu olduğu için her türlü delille ispat edilebilir. Uygulamada tanık beyanı, mahallinde keşif, fen ve ziraat bilirkişisi raporu, eski tarihli hava fotoğrafları, harici taksim senedi, vergi kayıtları ve tarımsal destek başvuruları kullanılır. İspat yükü, fiili taksim savunmasını ileri süren taraftadır.
Fiili taksim ortaklığın giderilmesi davasına engel olur mu?
+
Hayır. TMK 698 uyarınca her paydaş, paylaşmayı sınırlayan bir sözleşme veya sürekli amaca özgülenme yoksa her zaman paylaşma isteyebilir. Fiili taksim bu hakkı ortadan kaldırmaz. Paydaşların yıllardır ayrı bölümleri kullanıyor olması, ortaklığın giderilmesi davasının reddine gerekçe oluşturmaz.
Fiili taksimde kullandığım bölüm aynen taksimde bana verilir mi?
+
Aynen taksimde mahkeme, fiili kullanım durumunu dikkate alır ve paydaşlar kullandıkları bölümün kendilerine verilmesini talep edebilir. Ancak bölüşüm tapudaki hisse oranına göre yapılır. Kullanılan bölüm hisseden büyükse fazlalık diğer paydaşlara gider veya TMK 699 kapsamında para ile denkleştirilir.
Harici taksim senedi tapuda geçerli mi?
+
Hayır. TMK 706 uyarınca taşınmaz mülkiyetini devretmeyi amaçlayan sözleşmeler resmi şekilde, tapu müdürlüğünde yapılmalıdır. Adi yazılı veya noterde düzenlenen taksim senedi tapuda tescil hakkı vermez. Ancak bu belge, önalım davasında fiili taksimin varlığını ve süresini ispat etmede güçlü bir delil olarak kullanılabilir.
Fiili taksim sözleşmesi ile TMK 698'deki sözleşme arasındaki fark nedir?
+
Fiili taksim sözleşmesi, paydaşların taşınmazı nasıl kullanacaklarını düzenler ve paylaşmayı isteme hakkını kaldırmaz. TMK 698'deki sözleşme ise paydaşların en çok on yıl için paylaşma istemekten vazgeçmesini içerir, resmi şekle bağlıdır ve tapuya şerh edilebilir. Yalnızca ikincisi ortaklığın giderilmesi davasını engeller.
Fiili taksim ile muhdesat aynı şey mi?
+
Hayır. Fiili taksim kullanım düzenini, muhdesat ise taşınmaz üzerindeki bina veya ağaç gibi yapıların yalnızca bir paydaşa ait olmasını anlatır. İkisi çoğu zaman birlikte görülür; ancak muhdesat iddiasında yapının kimin emeği ve parasıyla yapıldığı ayrıca kanıtlanmalıdır. Muhdesat, satışta bedel paylaşımını etkiler.
Alıcı satın aldığı bölümü kullanmazsa fiili taksim savunması geçerli olur mu?
+
Yargıtay uygulamasında alıcının, satan paydaşın kullandığı bölümü kullanmaya devam etmesi aranır. Alıcı başka bir paydaşın bölümüne el atmış veya fiili düzeni bozmuşsa, önalım hakkının kullanılması dürüstlük kuralına aykırı olmaktan çıkar ve savunma reddedilebilir. Bu koşul, savunmanın en kritik unsurlarından biridir.
Fiili taksim tapuda mülkiyet kazandırır mı?
+
Hayır. TMK 705 uyarınca taşınmaz mülkiyeti tescille kazanılır; fiili kullanım ne kadar uzun sürerse sürsün tescilin yerini tutmaz. Paydaşlar arasında zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanımı da kabul edilmez. Fiili taksim yalnızca önalım davasında savunma ve aynen taksimde bölüşüm tercihi bakımından sonuç doğurur.
Sorular ve cevaplar
Konuyla ilgili sorunuzu yazın; uygun görülen sorular avukat cevabıyla birlikte yayınlanır. Cevaplar genel bilgi niteliğindedir, kişisel hukuki tavsiye değildir.
Durumunuzu bir avukatla değerlendirin
Numaranızı bırakın veya WhatsApp'tan yazın, size dönüş yapılsın. Türkiye genelinde dosya takibi.
Görüşme talep edin